Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tan, Türkiye’nin zeytinyağı piyasasında son 20 yılda yaptığı önemli gelişmeleri değerlendirdi. Tan, Tarım ve Orman Bakanlığı ile gerçekleştirilen çeşitli çalışmalar sonucunda Türkiye’nin zeytinyağı üretiminde önemli bir atılım kaydettiğini vurguladı.
Mustafa Tan, Türkiye’nin zeytin ağaçlarının ana vatanı olduğu bilgisini paylaştı ve zeytin ağacının tüm dünyaya buradan yayıldığını belirtti. Ancak, zaman içinde Türkiye’nin zeytinyağı üretiminde dördüncü ve beşinci sıraya düştüğünü ifade etti. İspanya, İtalya, Yunanistan ve zaman zaman Tunus’un da Türkiye’nin önüne geçtiğini söyleyen Tan, Türkiye olarak hedeflerinin zeytinyağında ve sofralık zeytinde İspanya’nın ardından dünya ikincisi olmak olduğunu belirtti. İki yıl önce bu hedefe ulaşarak, İspanya’nın 700 bin tonluk üretiminin ardından 415 bin ton zeytinyağı üretimi ile dünya ikincisi konumuna yükseldiklerini ifade etti. Sofralık zeytin üretiminde ise dünya birincisi olduklarını açıkladı.
Geçtiğimiz yıl dünya genelinde bir ‘yok yılı’ olarak geçmesine rağmen Türkiye’de 185 bin ton zeytinyağı üretildiğini anımsatan Tan, bu yıl itibarıyla tüm zamanların rekorunu kırdıklarını belirtti. Yapılan saha çalışmaları sonrasında Türkiye’nin 475 bin ton zeytinyağı ve 750 bin ton sofralık zeytin rekoltesine ulaştığını aldığını duyurdu. Bu rakamlarla Türkiye, sofralık zeytinde dünya birincisi, zeytinyağında ise İspanya’nın ardından ikinci sıraya yükselmiş oldu ve bu durumu, Türk zeytinciğinin ulaştığı yüksek çıta olarak değerlendirdi.
Mustafa Tan, ayrıca Türk malı vurgusuyla yaptığı açıklamalarda, “Made in Turkey-Türk malı” markalarıyla ambalajlı ihracatı teşvik edici önlemler almalarının şart olduğunu ifade etti. İhracatın kaçınılmaz olduğunu, fakat katma değeri yüksek ürünlerin ucuz fiyatlarla satılmasını istemediklerini belirtti. İtalya ve İspanya’nın, Türkiye ve Tunus’tan ucuz yağ almak istediği bilgisini paylaşarak, Türkiye’nin 85 milyonluk nüfusuyla ve büyük bir pazar olmasıyla bu talepleri karşılamak istemediklerini vurguladı.
Tan, Türkiye’nin artık ucuz devri kapattığını ve Türk üreticisinin hakkını gerektiği gibi alması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, “Neden fiyatlarımızı belirlemiyoruz? O şekilde ithalat yapabilirsiniz; yoksa başka alternatifler ararız.” diyerek Türkiye’nin dışa bağımlı olmadığını belirtti. Ancak son iki yıl içerisinde yaşanan yüksek fiyatların ardından bu yıl fiyatların yarı yarıya düşmesinin, üreticilerin moralini bozduğunu ve üretim motivasyonunu kırmaması gerektiğini dile getirdi.
Kaynak: Haber Merkezi