İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından, Türkiye genelinde üniversite öğrencileri tarafından başlatılan eylemlere katılan Ege Üniversitesi öğrencisi Ata Cengiz Çakır, geçtiğimiz Cuma günü tutuklandı. Bu tutuklama, geniş bir kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı ve öğrenciler arasında dayanışma ruhunu artırdı.
Çakır’ın babası Yusuf Çakır, oğlunun yaşadığı travmayı ve kamuoyuna yaptığı çağrıyı Agora Gündem ile paylaştı. Yusuf Çakır, ne olursa olsun oğlunun arkasında olduğunu belirterek, “Oğlum yanlış bir şey yapmadı. Çocuklarımız bu gidişata ‘dur’ demek için sokağa çıktılar. Haklı nedenleri var, çünkü bu çocukların geleceği çalındı” dedi. Oğlunun tutumunu savunan baba Çakır, “Oğlum, annesi ona, ‘Oğlum gözaltına alınacaksın, başına kötü bir şey gelecek’ dediğinde, oğlum annesine, ‘Anne, benim geleceğimi çaldılar. Ben geleceğimi kurtarmaya çalışıyorum’ diyerek eyleme gitti. Çocuklarımız haklılar” şeklinde konuştu.
Ailenin Darp Endişesi
Oğullarının gözaltına alındıktan sonra cezaevine konulduğunu ve burada kötü muamele görme korkusu taşıdıklarını aktaran Yusuf Çakır, aynı zamanda yeğeni olan avukatının bu durumu sıkı bir şekilde kontrol ettiğini dile getirdi. “Oğlumun avukatı benim yeğenim, ona gerek gözaltına alındığında gerekse cezaevinde her şeyin kontrol edilmesini söyledik. Yeğenim, cezaevinde korkar demeden üstündeki her şeyi kontrol etmiş. Vücudunda darp izi ya da kıyafetlerinde yırtılma gibi bir şey yokmuş. Zaten oğlum da ‘Ben direnmedim, koluma girdiler ve götürdüler’ dedi” ifadelerini kullandı.
Kıyafetlerini Almadılar
Yusuf Çakır, oğlunun tutuklandığı günün ardından hafta sonu ve bayram tatilinin gelmesi nedeniyle kendisine bilet kıyafet bile veremediklerini aktardı. “Bu süreçte cezaevindeki kantinler kapalıydı. Hijyen malzemeleri ve diğer ihtiyaçları karşılanamadı, kıyafetleri ise kabul edilmedi. Cezaevi yönetmeliğine göre kıyafet kabulü yalnızca kapalı görüş günlerinde yapılıyormuş; bunun bahanesiyle hala kıyafetleri almıyorlar” dedi.
Çakır, çocukları tutuklanan diğer ailelerle de iletişimde olduklarını belirtti. “Altı aileyle sürekli irtibat halindeyim. Aynı zamanda ben Öğrenci-Veli Derneği İzmir 2 Nolu Şube yönetimindeyim. Buradan çocuklarımızı takip ediyoruz. İzmir’de gözaltına alındıkları gün, TEM’in önüne giderek diğer ailelerle birlikte durum değerlendirmesi yaptık fakat bazı aileler korkuyor. Bazıları, ‘Çocuğumuz dışarı çıkana kadar hiçbir şey yapamayız’ diyor. Biz bir dayanışma göstermeyi düşündük ama bazı veliler de, ‘Ben çocuğumu okuldan almayı bile düşünüyorum’ şeklinde düşündüklerini ifade ettiler. Ancak bu durumu söyleyen aileler dahi, ‘Bizim çocuklarımız kötü bir şey yapmadı, sonuna kadar arkalarındayız’ sözüne de yer veriyorlar” şeklinde tamamladı