Msuya, New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında, Ukrayna‘da yaşanan insani durumu gündeme getirdi. Toplantıda, Ukrayna’da düşmanlıkların sona ermesi ve nihai barışın sağlanması için umutlarını dile getiren Msuya, son zamanlarda sivillerin yaşadığı durumun giderek kötüleştiğini belirtti.
Msuya, 24 Şubat 2022 tarihinden bu yana, 681’i çocuk olmak üzere en az 12 bin 881 Ukraynalı sivilin hayatını kaybettiğini ve yaklaşık 30 bin 500 kişinin yaralandığını açıkladı. Bu aşamada, 1 Mart 2023 tarihinden itibaren “sivillere zarar veren bir saldırı olmadan tek bir gün geçmediğini” vurgulayan Msuya, cephe hattında yaşayan toplulukların sürekli olarak “amansız bir bombardımana maruz kaldığını” aktardı.
Ayrıca, Msuya, Rusya tarafından işgal edilen bölgelerde 1,5 milyon sivilin insani yardıma ihtiyaç duyduğunu ifade ederek, “Sadece Ukrayna’da değil, Rusya Federasyonu’nun bazı bölgelerinde de devam eden çatışmaların insani maliyetinden derin endişe duyuyoruz” şeklinde konuştu. Bu durum, bölgede yaşayan insanların ihtiyaçlarını daha da zor hale getiriyor.
Msuya, savaş bölgesinde kritik altyapıya yönelik gerçekleştirilen önceki saldırıların elektrik, ısıtma ve suya erişimi olumsuz etkilediğini belirterek, bu koşullar altında milyonlarca insanın tehlikeye atıldığını vurguladı. Kış koşullarının sertleşmesiyle, bu durumun daha da kötüleşeceği endişeleri artmaktadır.
Bu bağlamda, insani yardım çalışmalarının hızlanması ve çatışmaların bir an önce sona ermesi için uluslararası toplumun daha etkin bir şekilde harekete geçmesi gerektiği vurgulandı. Msuya, uluslararası kamuoyuna, insani yardım sağlamak için daha fazla kaynak ve destek sunmaları çağrısında bulundu. Örneğin, sağlık hizmetlerine ve temel gıda maddelerine olan ihtiyaç giderek artmaktadır.
Sonuç olarak, BM Güvenlik Konseyi toplantısında dile getirilen bu sorunlar, savaşın insani boyutunu ve çoğu zaman göz ardı edilen sivil kayıplarını yeniden gündeme getirdi. Msuya’nın açıklamaları, barış ve insani yardım konularında uluslararası toplumun daha dikkatli ve duyarlı olması gerektiğini ön plana çıkardı. Barışın sağlanması ve insani yardımların ulaşabilmesi için uluslararası işbirliğinin artması gerektiği vurgulandı.