Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı bir paylaşımda, kendisiyle ilgili ortaya atılan suçlamalara cevap verdi. Ongun, kendisini suçlayan tanığın iddialarının doğru olmadığını ve bu tanığın iftiracı bir kişi olduğunu ifade etti.
Vicdanlara Havale Ediyorum
Ongun’un açıklamaları şu şekilde: “Bir iftiracı ve yalancı tanığın daha ipliği pazara çıktı. Sabah gazetesinin haberinde adı geçen Orhan Cevahiroğlu adlı tanık, Türkiye Cumhuriyeti’nde yer alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) 2019 yılında göreve geldikten sonra Beylikdüzü’nde bir kafe ve fabrikada haftada 2 gün buluşarak rüşvet çantaları ile çıktığımı ileri sürdüğünü belirtti.” diye yazdı. Ongun, kendisine yöneltilen bu suçlamalara ilişkin daha sonra bir ayrıntı paylaştı.
“Ancak, savcılık makamının elde ettiği HTS (telefon konum verisi) verilerine göre, ne yazık ki bahsi geçen fabrika veya civarında hiç bulunmamışım. Kafeterya gibi mekanların yakınında ise 2019 seçiminden önce sadece 5 kez telefon sinyali vermişim.” diyerek yalanların çok geçmeden farkına varıldığını söyledi. Ongun, söz konusu tanığın iftiralarının ortada olduğunu belirterek, kendisini daha seçim kazanmadan yolsuzlukla suçlamasını ise vicdanlara havale ettiğini vurguladı.
Ongun, bu durumun yanı sıra toplumda adalet arayışının ve gerçeğin peşinde koşmanın önemini de vurgulayarak, “Adaleti yanıltan, iftiralarla itibar suikastı düzenleyen bu yalancı ile her platformda hesaplaşacağım.” ifadesini kullandı. Bu şekilde, kamuoyuna karşı kendisinin ve İmamoğlu’nun itibarını korumak için hukuk mücadelesine devam edeceğini belirtti.
Bu paylaşım, Ongun’un karşılaştığı hukuksal sıkıntılar ve politik meseleler açısından geniş bir yankı buldu. İBB’deki yolsuzluk iddiaları ve bu tür suçlamaların son günlerde Türkiye gündeminde önemli bir yer tuttuğu biliniyor. Ongun’un ifadeleri, yalnızca kendi durumu için değil, aynı zamanda Türkiye’nin genel siyasi atmosferi için de bir öneme sahip.
Ongun’un hukuk mücadelesi, siyasi bir duruş sergileme çabasının yanı sıra, yalan beyanların ve iftiraların adalet önünde nasıl sorgulanacağına dair bir örnek oluşturuyor. Söz konusu durumlar, ülkenin politik tarihine dair önemli etkilere sahip olabileceği düşünülmektedir. Ongun’un bu açıklamaları, muhalefet ve iktidar arasındaki gerilimin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, Ongun’un iftiralar karşısındaki duruşu ve sosyal medya üzerindeki paylaşımı, sadece kendi kişisel meselesi olarak değil, aynı zamanda siyasi bir mücadelenin de göstergesi olarak algılanıyor. Bu doğrultuda, benzeri durumların haberlere yansıdığı politik ortamlarda, gerçeklerin ne kadar önemli olduğu bir kez daha hatırlatılmış oluyor.