İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdüren Kestelli, 2011 yılında hastaneye gittiğinde yapılan muayene sonucunda meme kanserine yakalandığını öğrendi. Tanısı gecikmiş olmasına rağmen moralini yüksek tutarak hastalık sürecini başarılı bir şekilde yöneten Kestelli, aldığı tedaviyle iyileşmeyi başardı. Meme kanserinde erken teşhisin hayati önemi olduğunu deneyimleyen Kestelli, kadınlara yönelik “Annem Kanseri Yendi” isimli bir kampanya başlattı. Bu proje çerçevesinde, TOBB’un katkılarıyla edinilen tır, içerisindeki mamografi cihazı ile kanser taramaları için Sağlık Bakanlığına bağışlandı. Tır, özellikle sağlık hizmetlerine ulaşımda sıkıntı yaşayan illerde 40 yaş üstü kadınlara hizmet sunmaya devam ediyor.
Meme kanseri ile ilgili projelere desteğini sürdüren Kestelli, 2019 yılında İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve Ege İhracatçılar Birliği’nin iş birliğiyle ikinci tarama tırını İzmirli kadınların hizmetine sundu.
Tır, meme kanserinin tespitinde İzmir ve çevresinde seferberlik yapıyor.
Bu iki tır sayesinde son 12 yıl içinde 50 binden fazla kadın, mamografi taramasından geçirilerek kontroller yapıldı. Bu süreçte meme kanseri teşhisi alan birçok kadın tedavi olma fırsatını yakaladı.
“Kontrole gitmemenin hata olduğunu anladım”
TOBB’un ilk kadın yönetim kurulu üyesi unvanına sahip olan Kestelli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre meme kanserinin tüm yeni tanı konulan kanserler arasında yüzde 11,7 ile en yüksek orana sahip olduğunu dile getirdi.
Meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayan Kestelli, “Göğsümde bir kitle fark ettim ve hastanede yapılan kontrolde bu ortaya çıktı. Aslında benim durumum, gecikmiş bir tanıydı. Ancak kanser türüm agresif değildi, bu nedenle süreci kolay atlatabildim. 6 seans kemoterapi ve 28 seans radyoterapi aldım. Çok şükür, iyileştim. Daha sonra düşündüm ki, benim gibi maddi imkanı olan ve hastanelere yakın birinin bile kontrole gitmemesi ne kadar hatalı.” şeklinde konuştu.
Kestelli, sağlığına kavuştuktan sonra kadınlar arasında meme kanseri farkındalığını artırmak için çalışmalarına başladığını ifade etti.
İlk olarak bir kampanya düzenlemeye karar verdiklerini belirten Kestelli, şunları ekledi:
“Kampanyamızın adını ‘Annem Kanseri Yendi’ koyduk. Oğlum o zaman 10 yaşındaydı ve internette araştırmalar yapıyordu. Bu çalışmaya başladığımızda kanseri yenebileceğimiz mesajını vermek istedik. Tırımız 2012 yılından bu yana kadınlara ulaşıyor. Gerçekten de herkese destek vermeye çalışarak, bir nevi manevi bir iyileşme sağlıyoruz. Bilinçlendirme ve farkındalık projelerini devam ettiriyorum. Bir kadına bile ulaşabilsek, bu aslında onların çocukları ve aileleri için de büyük bir kazanç demektir.”
Kestelli, aynı zamanda rahim ağzı kanseri üzerine de bir kampanya düzenlemeyi düşündüklerini belirtti.
Riskli durumdaki kadınlar aile hekimlerine yönlendiriliyor
Mamografi tırında görevli doktor Müge Akis, Türkiye’nin çeşitli şehirleri ve İzmir’in ilçelerinde kadınların hayatlarında olumlu katkılarda bulunduklarını dile getirdi.
Erken teşhisin önemine dikkat çeken Akis, “Tamamen sağlıklı olan kadınlarımıza tırımızda mamografi uyguluyoruz. Randevu sistemi ile kadınlarımız kaydediliyor. Tarama yapıyoruz. Eldeki görüntüler internet aracılığıyla Ankara’daki Ulusal Mamografi Okuma Merkezi’ne gönderiliyor. 1 hafta veya 10 gün içinde, kadınların e-nabız uygulamalarında sonuçlar görüntüleniyor. Eğer sonuçlarda riskli bir durum tespit edilirse, aile hekimleri bu kadınları hastanelere yönlendiriyor.” şeklinde ifadelerde bulundu.