İzmir’de, gençlerin düzenlediği ‘boykot pikniği’ etkinliği, başlangıçta Kültürpark’ta planlansa da, güvenlik güçlerinin müdahalesi nedeniyle Lozan Kapısı girişinde gerçekleştirildi. İzmir Yüksek Teknoloji Üniversitesi’nden (İYTÜ) bir öğrenci olan Ahmet, ülke genelindeki boykot çağrısı nedeniyle İzmir’deki farklı üniversitelerden gelen öğrencilerin Kültürpark’a alınmadığını belirtti. Ahmet, Ege Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi ve yine kendi okulları İYTÜ’den gelen birçok öğrencinin etkinlikte yer aldığını ifade etti. Planlarının, arkadaşlarının evlerinden getirdiği yiyecekler ve yardımseverlerin katkılarıyla piknik yaparak bir araya gelmek olduğunu vurgulayarak, “Amacımız alım-satım yapmamak ve boykot konusunda farkındalık yaratmaktı” dedi.
“Boykotun yasal olmadığını söylediler”
Ahmet, etkinliğe katılmaya çalıştıkları sırada çevik kuvvet ve güvenlik mensuplarının, önceden gelip girişi kapattıklarını aktardı. “Biz buraya geldiğimizde, çevik kuvvet ve güvenlik şubesinin burada olduğunu gördük. Eylemimizi hazırlamıştık, ancak boykot çağrımızda herhangi bir ürün ismi vermemiştik. Sadece 2 Nisan’da evlerimizden yiyecek getirerek Kültürpark’ta bir araya gelmek istemiştik. Ancak bizi içeri alamayacaklarını söylediler ve boykotun yasal olmadığını ifade ettiler” diyerek, yaşadıkları durumu açıklığa kavuşturdu.
Ahmet, durumu İzmir Barosu’na ilettiklerini ve avukatların olay yerine geldiğini belirtti. “Avukatlarla birlikte bekleyişimizi Lozan Kapısı’nda sürdürdük. Baro’dan gelen avukatlar memurlarla görüştüler, ancak durum değişmedi. Bir forum düzenlemek istedik, boykot ile ilgili bilgi alışverişi yapmayı planlıyorduk, buna da izin verilmedi. Yasal olarak haklarımız olduğunu savunsak da, bu talebimize karşı çıkıldı” dedi.
Sonuç olarak etkinliği tamamen iptal etmeden, Lozan Kapısı’nda oturup yiyeceklerini paylaşmaya devam ettiklerini söyleyen Ahmet, giden gelen insanların etkinliği merakla izlediğini belirtti. Ayrıca, bu durumu geçiş yapan insanlara da anlattıklarını aktardı. Güvenlik güçlerinin müdahil olmadan beklediğini söyleyen Ahmet, “Yaklaşık 50 dakika boyunca yağmur altında bekledik. İfade özgürlüğü çerçevesinde ne yapacağımızı sorduğumuzda, polis gideceğimizi söylediğinde kendileri de ayrıldılar” şeklinde konuştu.