İzmir Barosu, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde yayımladığı açıklamada, Ulusal Otizm Eylem Planı’nın uygulanmadığına dair eleştirilerde bulundu. Baro, otizmli bireylerin haklarına ve devletin bu konudaki sorumluluklarına dikkat çekerek, hazırlanan planların somut adımlarla hayata geçirilmesinin önemini vurguladı. Açıklamada, otizmin bireylerin iletişim kurma yetisine, sosyal etkileşimlerine ve dünya ile olan bağlantılarına etki eden nörogelişimsel bir farklılık olduğu hatırlatıldı.
“Otizm Eylem Planı uygulanmadı”
Baro tarafından yapılan değerlendirmelerde, 2016 yılında yürürlüğe giren 1. Ulusal Otizm Eylem Planı’nın 2019 yılına kadar uygulanması bekleniyordu. Ancak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın, bu plana dair sonuç raporunu ancak Aralık 2021’de kamuoyuyla paylaştığı belirtildi. Bu durum, planın öngörülen süresinin sona erdiği dönemde yıllar sonra açıklanmasının, planın uygulamada gerçekleştirilmediğini gösterdiği ifadeleriyle dile getirildi.
Baro, 2023-2030 yıllarını kapsayan 2. Ulusal Otizm Eylem Planının duyurulmasının ardından ailelerin, planın somut adımlarla hayata geçirilmesini beklediklerini, fakat Sağlık Bakanlığı’nın bir hayal kırıklığı daha yarattığını belirtti. Planda yer alan, öfke veya kriz anlarında destek sunabilecek “Kritik Müdahale ve Güvenli Alan Birimleri” maddesinin iptal edilmesi ise özellikle eleştirildi.
“Çocukların sosyal hayata ulaşması engelleniyor”
İzmir Barosu, otizmli bireyler ve ailelerinin, Anayasa, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi ve Engelliler Hakkında Kanun ile tanımlanmış haklarını talep ederken zorluk yaşadıklarına dikkat çekti. “Aileler, en hafif ifadeyle birer ‘ricacı’ konumuna düşürülmektedir. Bu durum, hem psikolojik hem de ekonomik olarak yıpratıcı bir sürece neden olmaktadır. Sonuç olarak, çocukların nitelikli eğitime, sosyal hayata ve istihdam olanaklarına ulaşması engellenmektedir” denildi.
“Engelli hakları insan hakkı olarak görülmeli”
İzmir Barosu, engelli bireylerin diğer yurttaşlar gibi eğitime, sosyal hayata, sağlığa ve adalete eşit erişim hakkına sahip olduğunu tekrarlayarak, kamu kurumları ve yerel yönetimlerin engelli haklarını insan hakkı olarak görmeleri gerektiğinin altını çizdi. Baro, kamuoyunda sıkça hatalı olarak ‘engellerle’ değil, ayrımcılıkla mücadele ettiklerinin altını çizerek, her bireyin adalete erişim ve hak arama yolculuğunda yanında olduklarını vurguladı.
Son olarak, İzmir Barosu’un açıklaması; insan hakları, eşitlik ve adaletin savunucusu olma görevini kararlılıkla sürdürdüğünü belirtirken, kamuoyunda konunun önemine dikkat çekmekte ve otizmli bireylerin haklarının etkin bir şekilde savunulması gerektiğini ifadeleriyle duyurdu.
Kaynak: Haber Merkezi