1. Haberler
  2. GÜNDEM
  3. İstanbul Ulaşımında Reform Zamanı: Yeni Çözümler!

İstanbul Ulaşımında Reform Zamanı: Yeni Çözümler!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Prof. Dr. Ilıcalı, Anadolu Ajansı muhabirine verdiği demeçte, İstanbul’da yaya ulaşımı ile birlikte günlük ortalama 30 milyonun üstünde bir hareketliliğin yaşandığını açıkladı.

Resmi kaynaklardan aldığı verilere göre Ilıcalı, “Dün gerçekleştirilen yolculuk sayısı 7 milyon 376 bin 120 olarak kaydedildi. Bu sayıdan 125 bin 180’i deniz ulaşımıyla, 3 milyon 227 bin 740’ı İETT otobüsleriyle, 821 bin 557’si metrobüs ile, 3 milyon 201 bin 97’si ise raylı sistemlerle yapılmıştır. Gözle görülür bir şekilde deniz ulaşımının oranının düşük olduğunu görmekteyiz.” ifadelerini kullandı.

Deniz ulaşımının teşvik edilmesi gerektiğini belirten Ilıcalı, insanların özel araçlarını bırakıp toplu taşımaya yönelmelerini sağlamak amacıyla kalite, konfor ve kapasitenin artırılması gerektiğini vurguladı.

İleri gelen ülkelerde her iki kişiye bir özel araç düşmesine rağmen toplu taşıma kullanımının daha fazla olduğunu belirten Ilıcalı, İstanbul’daki trafik sorununu özel araçların yollarda yüzde 85-90 oranında seyahat etmesiyle ilişkilendirdi. Bu durumun, taksi, otobüs ve minibüslerin hızlarının saatte 10 kilometreye kadar düşmesine neden olduğunu aktardı.

“En az 1000 kilometre raylı sistem gerekli”

Ilıcalı, metrobüslerin hızının 35 kilometre, metro hatlarının hızının ise 40 kilometre olduğunu belirtti ve “En az 1000 kilometre uzunluğunda bir raylı sistem gerekli, fakat şu an bunun yalnızca üçte birine sahibiz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği önemli projeler var; bunlardan biri de yakın zamanda hizmete girecek Halkalı-İstanbul Havalimanı hattı ki bu Türkiye’nin en uzun metro hattı olacak. Ancak metro ağının genişletilmesi ve diğer sistemlerin kapasitesinin artırılması da gerekmekte.” dedi.

İstanbul’daki toplu taşımacılık sistemlerinde en fazla dikkat edilmesi gerekenin “metrobüs” olduğunu dile getiren Ilıcalı, “Metrobüste konforun yanı sıra güvenlik konusu da önem taşıyor. Sürücünün yetkinliği nedeniyle geçmişte yaşanan can kaybı ve yaralanma ile sonuçlanan kazalar olabiliyor. Bunun yanında, metrobüsün kapasite artırımına da ihtiyaç var. Üniversitemiz olarak, metrobüsü lastik tekerli metroya dönüştürmek için proje geliştirdik. Sürücü hatalarını minimize etmek amacıyla araçlar otonom hale getirilebilir. Ayrıca, metrobüse ulaşımda yaya zorlukları da bulunuyor. Bazı duraklarda yürüyen merdiven ve asansör eksikliği, mevcut olanların ise bozuk olması, özellikle engelli ve yaşlı yolcular için ciddi sıkıntılar yaratıyor.” şeklinde konuştu.

Ilıcalı, raylı sistemlerden doğabilecek sorunlara da değinerek şunları söyledi:

“Raylı sistemlerde kullanılan ekipmanların düzenli bakımları büyük bir önem taşımaktadır. Bu ekipmanlar, belirli bir hizmet ömrünü doldurduktan sonra yenilenmelidir. Bakım süreçlerinin dikkatli bir biçimde yürütülmesi gerektiğini unutmamalıyız. Periyodik bakım ve diğer ağırlıklı bakım işlemleri zamanında yapılmadığında halkımız mağdur olacaktır. Bu durum, özellikle yaşlı ve engelli vatandaşlarımızı olumsuz yönde etkileyecektir.”

“Trafik için bir şeridi toplu taşıma araçlarına ayırabiliriz”

Kapsamlı bir raylı sistem ile entegre olarak otobüs kapasitesinin ve sefer sürelerinin artırılması gerektiğini kaydeden Ilıcalı, özel araç kullananların toplu taşımaya yönlendirilmesi durumunda trafikte bir azalma yaşanacağını belirtti.

İstanbul’daki trafik yoğunluğunun her geçen gün daha da arttığını vurgulayan Ilıcalı, “Artık İstanbul’da her an trafik tıkanıklığı yaşanmakta. Eskiden sabah ve akşam saatlerinde belirli zirve zamanları olurdu, fakat şimdi toplam 7 gün 24 saat trafik yoğunluğu söz konusu. Yolların kapasitesinin üzerine bir araç yoğunluğu yaşanıyor. Çok şeritli caddelerin bir şeridini yalnızca bir çizgi ile metrobus gibi toplu ulaşım araçlarına ayırmak mümkün. Buradan otobüsler, minibüsler, ticari taksiler, hatta üç yolcudan fazla taşıyan özel araçlar geçebilir. Denetim EDS (Elektronik Denetleme Sistemi) ile sağlanabilir. Eğer toplu ulaşıma bir şerit tahsis edebilirsek, yol hızını iki katına çıkarırız. Hem konfor artmış olur hem de kapasiteyi iki katından fazla artırmış gibi oluruz.” diye değerlendirdi.

Prof. Dr. Ilıcalı ayrıca şu tavsiyelerde bulundu:

“Şu anda, israf olan bir yakıt kullanımı söz konusu. Bu durum hem çevreye hem de insan sağlığına zarar vermektedir. Bu kaygıların giderilmesi, yeni planlama, fazladan toplu taşımacılık araçları ve geçici düzenlemelerle mümkün olacaktır. Tek çözüm 1000 kilometreden fazla metro değil. Mevcut yapılar üzerinde de kapasite artırımı yapılabilecek çeşitli adımlar atılabilir. Sinyalizasyon sistemlerinin büyük bir kısmı eski; daha akıllı ve gelişmiş teknolojilere sahip sinyalizasyon sistemlerine geçilmesi sağlanabilir. Ulaşım talepleri her geçen gün artmakta. Eğer mevcut kapasite aynı kalırsa, trafikte yaşanan sıkıntılar daha da artacaktır.”

İstanbul Ulaşımında Reform Zamanı: Yeni Çözümler!
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Agora Gündem ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!