1. Haberler
  2. İzmir
  3. Gençlerin Umut Ayakkabıları: Bir Masal Başlıyor!

Gençlerin Umut Ayakkabıları: Bir Masal Başlıyor!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir varmış, bir yokmuş… Zamanın birinde, adaletin gölgesinin bile satıldığı bir ülkede, gençler umudu taşımaya devam edermiş. Onlar, Kül Kedisi’nin kayıp pabucu gibi, bir dilek ağacının dallarına asılmış hayalleri temsil ederlermiş.

Masallar hep böyle başlar: “Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde…” Ancak bu seferki masalda devler, ormanın en güçlüleri değil, adaleti gasp edenler olarak karşımıza çıkıyormuş. Kül Kedisi’nin prensi ise, aslında halkın ta kendisiymiş. Gençler, ellerinde anayasanın sayfaları, yüreklerinde eşitlik hayaliyle yola çıkmışlar. Ancak devlerin bekçileri, onları biber gazı bulutlarıyla ve jop darbeleriyle karşılamış.

Koşarken düşen her ayakkabı bir dilek gibiymiş: “Biz gidemezsek, düşlerimiz yürüsün!” Bu ayakkabılar, Kül Kedisi’nin camdan ayakkabısının simgesi gibi, prensin elinde bir umut işaretiymiş. Ancak masalın gerçekliğinde ayakkabılar, polis barikatlarına bağlanmış ve o anda içlerinde koşan gençlerin nefesi ile özgürlük haykırışları kalmış. Onlar, adaletin peşinden giderken, karanlığın zindanlarına atılmışlar. Ayakkabıları ise, bir dilek ağacına bağlı kalan çaputlar gibi, geride kalanların yüreğine düşen birer sızıymış. Masallarda prens, Kül Kedisi’ni bulurmuş; fakat gerçek hayatta bu nasıl olacaktı?

Gençlerin ayakkabıları, orantısız gücün çamurunda kaybolurken, adaletin prensleri neredeymiş? Hani her masalın bir sonu varmış ya? Bu masalın sonu, zindanlarda tutsak edilen hayaller ile mi sonuçlanacakmış? Ama bu ayakkabılar bir gün geri alınacak. Tıpkı Kül Kedisi’nin kaybettiği cam terliği gibi, bir gün sahiplerine kavuşabilecekti. Çünkü her masal, bir direnişle başlar ve her direniş, bir gün zaferle sonuçlanır.

Artık gençlerin ayakkabıları, birer sembol haline geldi. Tıpkı masallardaki gibi, bir gün onlar da hikayelerini anlatacaklar: “Bir zamanlar, adaletin peşinde koşarken ayakkabılarını kaybedenler vardı. Ama sonunda, pes etmeyip yürüyenler, kazanandı.” Belki de gerçek masal şimdi başlıyordu… “Dilek ağacına astığımız her dilek şimdi gerçek olacak!”

“Annemin gözyaşları, bağcıklarımda saklı” diyecek her tutsak genç, “Bir gün bu bağlar çözülecek!” Ve o gün geldiğinde, tarih yazacak: “Bu ülkede bir masal yaşandı… Annelerin gözyaşları, evlatlarının ayaklarındaki bağlarında saklıydı. Ama bir sabah, o bağlar çözüldü ve tüm tutsaklar özgürlüğe koştu…” Çünkü hiçbir zincir, bir annenin duasından daha güçlü değildir.

Gençlerin Umut Ayakkabıları: Bir Masal Başlıyor!

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Agora Gündem ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Reklam Engelleyicisi Tespit Edildi

Sitemize katkıda bulunmak için lütfen reklam engelleyicinizi devredışı bırakın.