Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, yaptığı son değerlendirmeler sonucunda, Çin’in kredi notunu “A+” seviyesinden “A” seviyesine düşürdüğünü açıkladı. Bu karar, kamu maliyesinin zayıflamaya devam etmesi ve borçların hızla artacağı öngörüsüyle alındı. Fitch’in not görünümü için “durağan” değerlendirmesi yapması, ülkenin mevcut finansal durumunu yansıtırken, bu durumun ilerleyen dönemlerde nasıl bir seyir izleyeceği konusundaki belirsizliği de ortaya koydu.
Fitch, açıklamalarında, “Not indirimi, Çin’in kamu maliyesinin zayıflamaya devam edeceği ve kamu borçlarının hızla artacağı tahminimizi yansıtıyor.” ifadelerine yer verdi. Bu durum, ülkenin mevcut ekonomik zorluklarından bir yansıma olarak değerlendiriliyor. İç talepteki durgunluk, artan gümrük tarifeleri ve deflasyonist baskılar nedeniyle, Çin hükümetinin sürekli mali teşvikler uygulamak zorunda kaldığı belirtildi. Ancak bu teşvik uygulamalarının, gelir tabanındaki yapısal erozyon ile birleştiğinde, mali açıkların yüksek kalmasına neden olabileceği ifade edildi.
Fitch’in açıklamalarında, eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde uygulanan gümrük tarifelerine dikkat çekildi. Çin, ihracat pazarlarını çeşitlendirdiği için söz konusu gümrük vergilerine karşı daha dirençli bir görünüm sergilese de, artan gümrük tarifeleri ile karşılaşmanın küresel ölçekte ciddi etkileri olduğu vurgulandı. Fitch, Çin’in bu gümrük tarifelerinin yol açtığı geniş ölçekli küresel yavaşlamadan etkilenmeye devam edeceğini belirtti.
Çin’in Maliye Bakanlığı ise Fitch’in kredi notunu düşürme kararını eleştirerek, bu değerlendirmenin “taraflı” olduğunu savundu. Bakanlık, Fitch’in raporlarında Çin’deki gerçek durumun tam ve objektif olarak yansıtılmadığını belirtti. Bu durum, Çin Hükümeti’nin uluslararası finans piyasalarındaki değerlendirmelerle ilgili olarak derin kaygılar duyduğunu göstermektedir. Bakanlık, Fitch’in bu değerlendirmesine yönelik teessüflerini de açıkladı.
Fitch’in gelecek öngörülerine göre, geçen yıl yüzde 5 büyüyen Çin ekonomisinin, bu yıl yüzde 4,4 gibi bir büyüme göstermesi bekleniyor. Ayrıca, Çin’in genel hükümet bütçe açığının 2024’te GSYH’nin yüzde 6,5 seviyesinden, 2025’te yüzde 8,4’e yükselebileceği tahmin ediliyor. Bu tür öngörüler, Çin’in mali durumu hakkında endişeleri artırırken, ülkedeki ekonomik dinamiklerin önümüzdeki yıllarda nasıl bir yön alacağı konusunda sorulara da neden olmaktadır.