Bakanlık tarafından yayımlanan bir açıklamada, boğmaca hastalığının hava yoluyla kolaylıkla bulaşabilen, kalıcı hasarlara ve bazen ölüme yol açabilen önemli bir bulaşıcı hastalık olduğu vurgulandı. Özellikle bebeklerde ağır öksürük atakları ile seyreden boğmaca, ani nefes durması, zatürre, havale ve bazen beyin hasarı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.
Boğmacadan korunmanın en etkili yolunun aşılanma olduğu belirtilerek, boğmaca aşısının karma aşının bir parçası olduğu ve difteri ile tetanos aşılarıyla birlikte bebeklik döneminde, 2. aydan itibaren toplamda 4 doz şeklinde uygulandığı ifade edildi. İlk doz aşının, bebek 5 aylık olana kadar boğmacaya karşı yeterli koruma sağlamadığı, bu süre zarfında yenidoğan bebeğin anneden geçmiş olan koruyucu antikorlarla korunmuş olacağı ifade edildi. Ayrıca, anneden geçen koruyucu antikor düzeyinin artırılması için annenin gebelik döneminde boğmaca aşısı ile aşılanmasının önemli bir yöntem olduğu ve pek çok ülkenin aşılama programlarında bu uygulamanın yer aldığı bildirildi.
Türkiye’de de son zamanlarda yenidoğanlar arasında boğmaca vakalarında bir artış yaşandığı gözlemlendiği vurgulanarak, daha önce belirtilen Td aşısının her gebelik döneminde aselüler boğmaca aşısı bileşeni içeren Tdab aşısı şeklinde uygulanmasına 2 Nisan 2023 tarihi itibarıyla başlanacağı belirtildi. Böylece, bebeklerin boğmaca enfeksiyonu riskinin daha da azaltılması hedeflenmektedir.
Ayrıca, Genişletilmiş Bağışıklama Programı (GBP) kapsamında yer alan aşıların, Aile Sağlığı Merkezleri başta olmak üzere, aşı uygulamalarının yapıldığı tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında ücretsiz olarak yapılacağı bilgisi verildi. Bu uygulama, toplum sağlığı açısından önemli bir adım olarak değerlendirilirken, aşılamanın artırılması yoluyla bulaşıcı hastalıkların önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.