Çin Beyin Araştırmaları Enstitüsü (CIBR), Pekin Başkent Tıp Üniversitesi ile bağlantılı Xuanwu Hastanesi ve nöroteknoloji şirketi NeuCyber NeuroTech tarafından ortaklaşa geliştirilen BMI (Beyin-Makine Arayüzü) sisteminin klinik sonuçları, Pekin’de düzenlenen basın toplantısında kamuoyuna duyuruldu. Bu yenilikçi teknoloji, özellikle konuşma yetisini kaybetmiş hastalar için umut verici bir çözüm niteliği taşıyor.
Geliştirilen BMI, korteks nakli ile, dil becerilerini yitirmiş bir hastanın beynine entegre edilerek, bu kişinin yeniden dil yoluyla iletişim kurabilmesini sağladı. “NeuCyber Matrix BMI System” adıyla anılan bu sistem, felç geçiren hastaların bilgisayarları ve robotik kolları da hareket ettirebilmesine olanak tanıyacak şekilde tasarlandı. Böylelikle, hastaların günlük yaşamlarına entegre olabilmeleri adına önemli bir adım atılmış oldu.
Klinik uygulamalar sırasında, beyin nakli yapılan hastalarda BMI sisteminin kanallarının yüzde 98’inin ameliyat sonrası işlevsel olduğu gözlemlendi. Bu bulgu, sistemin güvenilirliği ve etkinliği hakkında cesaret verici bilgiler sunuyor. Bu tür klinik başarılar, nöroteknoloji alanındaki önemli ilerlemeleri ve tıbbi yeniliklerin yaşam kalitesine olan katkılarını da gözler önüne seriyor.
Afazi hastası dil aracılığıyla yeniden iletişim kurdu
Özellikle dikkat çeken uygulamalardan biri, Xuanwu Hastanesi’nde gerçekleştirilen bir ameliyatla ilgili. Bu ayın başlarında, merkezi sinir sisteminde motor hücre kaybına neden olan ALS hastalığı sebebiyle konuşma yetisini kaybeden (afazi) bir hastaya BMI sistemi nakledildi. Uygulamanın başarılı olması sonucu hasta, dil aracılığıyla yeniden iletişim kurma şansını elde etti.
Ameliyatın ardından 14 Mart’ta dil anlama eğitimine başlayan hasta, ilk 3 saatin sonunda, Çince’de yaygın olarak kullanılan 62 kelimeyi anlama kesinliğini yüzde 34’e çıkardı. Zamanla, bu oran artarak yüzde 52’ye ulaştı. Bu ilerleme, hem hastanın hem de tıbbi ekibin motivasyonunu artırmış ve alandaki çalışmalara ışık tutmuştur.
Bununla birlikte, sistemin epilepsi, felç, omurilik yaralanmaları, ALS ve afazi gibi birçok alanda diğer klinik uygulamalarla geliştirmeye devam edileceği belirtildi. Bu tür çalışmalara yönelik süregelen çabalar, teknolojinin geliştirilmesi ve tıpta daha geniş bir uygulama alanına sahip olabilmesi için kritik öneme sahip. Sürekli gelişim ve araştırmalar, sağlık hizmetlerine katkı sağlayarak daha fazla hastanın yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor.