Oxford Enerji Çalışmaları Enstitüsü tarafından hazırlanan bir rapora göre, eylülde meydana gelen birkaç günlük soğuk hava, konut ve ticari sektörler de dahil olmak üzere tüm alanlarda meteorolojik koşulların gaz talebi üzerindeki etkisinin önemini ortaya koydu.
Rapor, bu kış için kesin bir hava tahmini yapmanın “çok erken” olduğunu belirterek, “İlk belirtiler, Batı ve Orta Avrupa’nın La Nina’nın getirdiği soğuk hava koşullarından, geçen yıla göre daha fazla etkilenme ihtimalinin bulunduğunu gösteriyor.” şeklinde bir ifade kullanıldı.
Raporda, küresel gaz piyasasının yeniden sıkılaştığı ve Asya’daki talep artışının piyasalarda önemli bir toparlanmaya yol açtığı belirtildi.
Doğal gaz fiyatlarının, arz kısıtlamaları ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) alanında artan rekabet nedeniyle yılın üçüncü çeyreğinde yükseldiğine değinilen raporda, “Norveç’ten gelen gaz akışındaki kesintilerin de etkisiyle Avrupa’nın üretimi bir miktar azaldı ve bu durum gaz fiyatlarının yüksek kalmasına neden oldu.” bilgisine yer verildi.
Rapor, mevcut fiyat artışının en büyük sebeplerinden birinin küresel LNG piyasasının daralması olduğunu vurgularken, özellikle Çin, Hindistan ve Japonya’dan gelen talep nedeniyle Asya’nın LNG ithalatının yaz ayları boyunca arttığını ifade etti.
Kış mevsimine yaklaşırken, daha soğuk hava koşullarının Avrupa’nın sıkıntılı gaz durumunu daha da kötüleştirme olasılığı ve bunun getirebileceği kırılganlık üzerinde duruldu.
La Nina’nın daha soğuk hava sağlama potansiyeline sahip olduğu ve bunun iki ılıman kışın ardından depolama seviyeleri üzerinde baskıyı azaltmanın yanı sıra ısınma talebini artırabileceği konusunda uyarılara yer verildi. Rapor, “Eğer bu kış Avrupa’daki doğal gaz talebi ılıman olursa, geçen yıla kıyasla 8 ila 10 milyar metreküp, daha soğuk bir kış yaşanması halinde ise en az 20-25 milyar metreküp artmasının beklendiğini” belirtti.
2019 yılında 550 milyar metreküp doğal gaz tüketen Avrupa, 2020’de 534, 2021’de 553, 2022’de 496 ve 2023’te 465 milyar metreküp doğal gaz kullanımı gerçekleştirdi.