İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinde görevli bir asistan doktor, 2024 yılının Mayıs ve Haziran aylarında toplamda 120 saatten fazla nöbet tuttuğunu belirtmiştir. Bu süre zarfında hastane yönetiminden alması gereken nöbet ücreti farkını talep etmesine rağmen, beklediği yanıtı alamamıştır. Bu durum, doktoru başka bir çözüm arayışına yöneltmiştir.
Asistan doktor, söz konusu durumu çözmek amacıyla Kamu Denetçiliği Kurumu’na (KDK) başvuruda bulunmuştur. Yaptığı başvuruda, icap nöbetleri için yasal olarak belirlenen, 120 saatten daha fazla olan nöbetlerin ücreti ödenemeyeceğini öngören kanun hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini ifade ederek, geriye kalan miktarın faiziyle birlikte kendisine ödenmesini talep etmiştir. Bu talep, hem yasaların hem de adaletin sağlanması adına önemli bir adım olarak değerlendirilmiştir.
KDK, doktorun talebini değerlendirmek üzere İnönü Üniversitesi Rektörlüğü ile iletişime geçmiştir. Bu görüşmeler sonucunda, Rektörlük, doktorun 120 saatin üzerindeki icap nöbeti ile resmi tatillere denk gelen nöbet ücretlerinin hesaplanarak kendisine ödeneceğini bildirmiştir. Bu açıklamalar, durumu olumlu bir yöne taşımak adına atılan önemli adımlar arasında yer almaktadır.
Rektörlüğün, KDK’ye gönderdiği resmi yazıda şu ifadeler yer almaktadır: “Şikayete konu talebin dostane çözüme kavuşturulması için kurumumuzca adı geçen uzmanlık öğrencisinin tutmuş olduğu ve 120 saatin üzerindeki icap nöbeti ücreti ile dini ve resmi bayramlara denk gelen icap nöbeti ücretlerinin yüzde 25’lik artırımlı kısmı hesaplanıp adı geçene ödenecektir.” Bu ifade, doktorun talebinin karşılanma sürecinde bir yol haritası sunmuş ve sürecin şeffaflığını artırmıştır.
Sonuç olarak, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde görevli asistan doktorun yaşadığı bu süreç, çalışma koşullarının ve hakların korunması adına önemli bir örnektir. KDK’nın devreye girmesi ve Rektörlüğün olumlu yaklaşımı, sağlık çalışanlarının haklarının korunması noktasında atılan önemli adımlar arasında yer almaktadır. Ödenmeyen ücretlerin faizleriyle birlikte talep edilmesi, sağlık çalışanlarının emeklerinin karşılığını alması açısından büyük bir önem arz etmektedir. Bu tür olaylar, sağlık sektörü içinde çalışanların haklarının savunulması ve daha iyi çalışma koşullarının sağlanması için mücadele etmenin ne derece önemli olduğunu gözler önüne sermektedir.