Pentagon’un resmi sözcüsü Sean Parnell, Orta Doğu’da “istikrarı desteklemek, saldırgan davranışları önlemek ve serbest ticaret akışını korumak” amacıyla ABD’nin askeri eylemlerde bulunacağını duyurdu. Bu açıklamalar, bölgedeki artan gerilimin bir sonucu olarak önemli bir askeri strateji değişikliği olarak değerlendiriliyor.
Parnell, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in yönlendirmesi doğrultusunda, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri kapasitesinin artırılacağını vurguladı. Bu bağlamda, bölgeye daha fazla savaş uçağı konuşlandırılacağı bilgisini paylaşan Parnell, bu adımın ABD’nin hava savunma kapasitesini artırma amacını taşıdığını belirtti. Ayrıca Hegseth’in, İran’ın bölgedeki ABD çıkarlarına yönelik bir tehdit oluşturması durumunda, gerekli önlemlerin alınacağına dair bir değerlendirmede bulunduğunu aktardı.
Trump’ın İran’a Müzakere Çağrısı ve Tehditleri
ABD Başkanı Donald Trump, 7 Mart 2023 tarihinde İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’e hem tehdit hem de müzakere çağrısında bulunan bir mektup yazdığını duyurdu. Mektubun içeriği, iki ülke arasındaki ilişkilerde gerilim yaratacak nitelikteydi. Hamaney ise, ABD’nin müzakere talebinin arka planda kendi çıkarlarını dayatmak amacı taşıdığına işaret ederek, İran’ın bu durumu kabul etmeyeceğini belirtti.
Trump’ın yazdığı mektubun hemen ardından, Birleşik Arap Emirlikleri aracılığıyla İran’a iletildiği kaydedildi. İran, 27 Mart’ta Umman üzerinden mektuba cevap verdiğini açıkladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Trump’ın devam eden tehditleri süresince doğrudan görüşme yapma niyetinde olmadıklarını; ancak aracılar üzerinden dolaylı müzakerelere açık olduklarını vurguladı. Erakçi, müzakerelerin yalnızca nükleer konular üzerinde olacağını ve ülkesinin savunma kapasitesinin müzakere edilemeyeceğini net bir şekilde ifade etti.
Trump ise, basına yaptığı açıklamalarda, ABD ile bir anlaşmaya varılmaması durumunda İran’ı “daha önce hiç görmedikleri bir şekilde bombalayacakları” tehdidinde bulundu. Bu içten bir savaş uyarısı olarak algılandı ve uluslararası arenada yankı buldu. İran lideri Hamaney de, Trump’ın bu tehditlerini gerçek bir saldırı olarak algılamadıklarını ama herhangi bir saldırıya karşı güçlü bir şekilde karşılık vereceklerini belirtti.
Bu gelişmeler, Orta Doğu’da gerginliği artıran unsurlar oluşturmakta ve iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da kötüleşmesine zemin hazırlamaktadır. Müzakere süreçleri ve askeri stratejilerin yanında, uluslararası ilişkilerdeki anahtar meselelerden biri de bu tarz gerilimler olmaktadır. Sonuç olarak, askeri yığınakların artması ve diyalog zeminlerinin daralması, bölgedeki istikrarı riske atmakta ve potansiyel bir çatışma ortamı yaratmaktadır.