Husilere ait El-Mesira televizyonunun yaptığı bir habere göre, ABD, Yemen’in Sada kentinin doğu ve güney bölgelerine yönelik hava saldırıları düzenledi. Bu saldırılar, bölgedeki gerilimlerin artmasıyla ilişkili olarak dikkat çekmektedir. ABD’nin bu eylemleri, Husilerin direnişine karşı bir adım olarak değerlendirilirken, bölgedeki sivil halkın durumu da endişe verici bir şekilde etkilenmektedir.
Haberlerin devamında, Marib vilayetinde Husiler tarafından “düşmanca görevler gerçekleştirdiği” iddia edilen ABD’ye ait MQ-9 Reaper tipi insansız hava aracının da düşürüldüğü kaydedildi. Bu insansız hava aracı, bölgedeki çatışmalarda önemli bir rol oynamakta ve Husiler bu tür araçları hedef alarak direnişlerini sürdürmektedirler.
Yemen’e hava saldırıları
Husiler, 7 Mart’ta yaptıkları resmi açıklamada, İsrail’e Gazze’ye yardımların girişine izin vermesi için 4 gün süre tanıdıklarını belirttiler. Aksi takdirde, İsrail’e karşı deniz operasyonlarını yeniden başlatacaklarını ifade ettiler. Bu durum, Yemen’deki savaşın dinamiklerini etkileme potansiyeline sahiptir ve bölgedeki askeri dengeleri alt üst edebilir.
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social platformunda 15 Mart’ta yaptığı bir açıklamada, orduya Yemen’deki Husilere karşı “büyük bir saldırı” başlatma talimatı verdiğini duyurdu. Bu açıklama, bölgedeki çatışmaların daha da tırmanmasına neden olabilir ve sivil kayıpların artmasına yol açabilir.
Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi, yaptığı açıklamalarda ABD’ye ait uçak ve savaş gemilerinin Husilerin hedefi olacağını belirtti. El-Husi, saldırılarını sürdürdüğü sürece deniz seferlerindeki engellemelerin Washington’ı da kapsayacağını ifade etti. Bu tür tehditler, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını ve stratejilerini sorgulatan bir durum yaratmaktadır.
Husiler ayrıca, ABD ile İngiltere’nin, aralarında başkent Sana’nın da bulunduğu bazı kentlere düzenlediği hava saldırılarında 79 kişinin öldüğünü ve 107 kişinin yaralandığını bildirdiler. Bu rakamlar, çatışmaların ne derece yıkıcı olduğunu ve sivil halk üzerindeki etkisini gözler önüne sermektedir.
Sonuç olarak, Yemen’deki savaş, yalnızca yerel bir çatışma olmaktan öte, uluslar arası güçlerin de dahil olduğu karmaşık bir duruma dönüşmüştür. ABD’nin Husilere karşı yaptığı hava saldırıları ve Husilerin gösterdiği direniş, bu çatışmayı daha da derinleştirirken, sivil halkın yaşam koşulları her geçen gün daha kritik bir hal almaktadır. Yalnızca askeri stratejiler değil, insani durum da göz önünde bulundurulmalıdır.