1. Haberler
  2. İzmir
  3. Gençlerin Özgürlük Mücadelesi: Gözaltılar ve Umut

Gençlerin Özgürlük Mücadelesi: Gözaltılar ve Umut

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir Haftayı Geride Bıraktık: Geçmişten Günümüze Yargı Bağımsızlığı ve Toplumsal Mücadeleler

Son bir haftayı geride bırakırken, yeni gündemlerle değil, eski konularla devam edeceğimiz bir sürece giriyoruz. İlk olarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 138. maddesine vurgu yapmak gerekmektedir. Bu madde, hakimlerin bağımsızlığını teminat altına alarak, yargıçların, yasama yetkisinin etkisi altında kalmadan vicdani kanaatlerine göre karar vermelerini sağlamaktadır. Anayasa’nın 139. maddesi de “hakim teminatı” olarak bilinen bir ilkeyi kabul etmekte ve yargıçların özlük haklarını koruma altına almaktadır. Yargıç ve savcıların nitelikleri, hakları, ödevleri ve diğer özlük işlemleri, mahkemelerin bağımsızlığı çerçevesinde yasal olarak belirlenmektedir. Bu, yargı bağımsızlığının yasama organı karşısında da korunmasını amaçlar.

Verdiğim bilgiler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin resmi web sitesi TBMM.GOV.TR’den alınmıştır. Bu kaynağın güvenilir olduğunu düşünerek devam etmek istiyorum. Bireysel ve toplumsal yaşamdan hareketle düşünüldüğünde, geçtiğimiz süreçteki karanlık dönemlere tanıklık edebildik. Tarih boyunca gençlerin eğitim kurumlarında maruz kaldığı yasaklamalar, türbanlı öğrencilerin okutulmaması gibi olaylar güçlü bir hafıza bırakmıştır. Geçmişte, bugünkü marjinal gruplar olarak adlandırılan siyasi hareketler, bu tür yasaklara karşı itiraz etmiş ve sokaklarda yer almışlardır. Geleceğimiz adına önemli bir duruş sergilenmiştir.

Şu an günümüzde, geçmişte marjinal olarak nitelendirilen toplulukların, o dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hapis cezası getiren olaylara da sahip çıktıkları unutulmamalıdır. Bugün, her siyasi parti, kendi taraftarlarının haklarını korumak için fişleme ve baskılara başvurmakta, ancak bu geçmişte de karşılaşılmıştır. Zamanla birlikte kurulan korku duvarları, hem geçmişte hem de günümüzde toplumun haksızlıklarını örtme konusunda etkili olamamıştır.

Ne yazık ki, şu anki ana muhalefet ve mevcut sağ merkez partiler de, kendi eleştirdikleri durumlardan kaçınmayarak benzer uygulamalara geçiş yapmaktadır. Sanatçılar, aktivistler ve genç bireyler, toplumsal hareketlere destek vermek istediklerinde zor bir durumla karşılaşmakta, işlerini kaybetme, linç edilme veya gözaltına alınma tehditleriyle yüzleşmektedir. Bu durum, her siyasi partinin kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini göstermektedir.

Toplum olarak, bizi keskin ayrılıklarla bölebilecek durumda olmak, daha geniş bir kitleyle bir arada olmanın önündeki en büyük engel haline gelmiştir. Kendi çıkarlarımızı ön planda tutarken, yoksul halkın çocukları olarak birbirimizi yeme refleksine kapıldığımız unutulmamalıdır. Ekonomik sıkıntılar her kesimi etkilemekte, ancak bunun üzerine bizler daha çok birbirimizin üzerine gitmektedir.

Toplum olarak, kendimizi çokça eleştirmeliyiz. Birlik olmanın gücünü kavrayabilmeli, haksızlık karşısında suskun kalmamalı, hemcinslerimizin ve komşularımızın yaşadığı zorlukları görmeliyiz. Bu konuda daha bir arada durabilmek, insan olduğumuzun farkına varmak adına büyük bir sorumluluktur. Yokluk ve sefalet içinde birbirimize düşmanlık beslemek yerine, aramızdaki benzerlikleri ferahlatıcı bir şekilde kucaklayabilmeliyiz. Bizler, yıllardır parçalanmışlıkla karşı karşıyayız, bu birlikteliği sağlamak elimizde.

Milyonlarca insanın yaşadığı bu topraklarda, bir araya gelmemenin verdiği güçsüzlüğü, her birimizin omuzlaması gereken bir yük olarak görmekteyiz. Dünden bugüne sokağa çıkan gençlerin mücadelesi devam etm

Gençlerin Özgürlük Mücadelesi: Gözaltılar ve Umut
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Agora Gündem ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!