Yerine kayyum atanan tutuklu Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, Esenyurt Belediyesi’ne kayyum atanmasına karşı halkın yüzde 81’inin itiraz ettiğini belirtti. Özer, açıklamasında, Esenyurt’un 650 bin seçmeni olan bir ilçe olduğunu ve bu yıl içinde yapılan seçimlerde, katılan her iki yurttaştan birinin oyunu alarak belediye başkanı seçildiğini vurguladı. Bunun yanı sıra, Esenyurt halkının iradesinin gasp edilmesinin, tutuklanmasının ve bir bürokratın kayyum olarak atanmasının üzerinden tam beş ay geçtiğini ifade etti.
Özer, yaşananların geçici olduğunu ve buradan daha güçlü bir şekilde çıkacaklarına inandıklarını dile getirdi. “Bedenimizi hapsedebilirler ama ruhumuzu asla” diyen Özer, yasaların çiğnenerek belediyeye kayyum atanabileceğini ancak halkın sevgisi ve desteğine kimsenin engel olamayacağını dile getirdi. Geçtiğimiz yedi ay gibi kısa bir sürede birçok hizmeti hayata geçirdiklerini belirten Özer, bu nedenle hayata geçirilen haksız ve hukuksuz işlemlere karşı halkın yüzde 81’inin karşı çıktığını, bu durumun kamuoyunda da mahkum edildiğini belirtti.
Demokrasi mücadelesinin onurlu bir mücadele olduğunu vurgulayan Özer, her şeyin geçici olduğunu, önemli olanın ise geride bırakılacak hikayenin onurlu bir şekilde anılmasını sağlamak olduğunu ifade etti. Kendi mücadelesinin, Esenyurt halkının kendisine duyduğu güveni zedelememek için de devam ettiğini belirten Özer, gelecekte bu mücadelenin eşitlik, özgürlük ve adalet temelinde taçlanacağına olan inancının tam olduğunu dile getirdi. Özer, özgür günlerde buluşmayı umarak, burada bulunan herkese Silivri’den selamlarını iletti.
Bu çok önemli açıklamalar, Esenyurt halkının siyasi iradesi, adalet ve demokrasi mücadelesinin sembolü haline geldi. Ahmet Özer’in ifadeleri, kendisinin ve destekçilerinin yaşadıkları zorluklara rağmen umudunu yitirmediğini, halkın yanında durmayı ve onların haklarını savunmayı temel ilke olarak benimsediğini gösteriyor. Özellikle kayyum atanması gibi durumların, yerel demokrasinin işlemesi açısından ne denli olumsuz etkileri olabileceğine dikkat çekiyor.
Esenyurt’un mevcut durumunu ve yarıda kalmış projeleri, Özer ve ekibinin yetenekleriyle buluşturarak yeniden hayata geçirmeyi amaçlayan bir dizi hedef de içeriyor. Bu bağlamda, halkın desteğinin önemine vurgu yaparak, Esenyurt’u geleceğe taşımak adına gereken adımları atacaklarına olan inanç ve kararlılıklarını sürdürüyorlar. Aşırı merkeziyetçi politikaların yerel halk üzerinde yarattığı etkilere karşı duruşları, Türkiye genelinde benzer durumları yaşayan diğer yerel yönetimlerin de bir örnek alabileceği bir tutum sergilemelerine olanak sağlayacaktır.