Türkiye’nin tüketim malı ithalatı, Ocak 2023 itibarıyla önemli bir artış gösterdi. Ticaret Bakanlığı’nın yayınladığı veriler doğrultusunda, yılın ilk ayında, tüketim malı ithalatının yıllık bazda %27,9 oranında bir artışla toplam 4,2 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Bu da 12 aylık dönemde 55,4 milyar dolara ulaşarak yeni bir zirve yapıldığını gözler önüne seriyor.
Bu artış, 2022 yılında başlamış ve 2023 ile 2024 yıllarında da devam etmiştir. Böylece Türkiye’nin tüketim malı ithalatı, Covid-19 pandemisinin başlangıcından bu yana ivme kazanarak, önceden düşük seviyelerde kalmış olan ithalat hacimlerini geride bıraktı. Salgın öncesi dönemdeki ithalat oranının 20 milyar doların altında olduğunu dikkate alındığında, bu artışın ne denli şaşırtıcı olduğu anlaşılmaktadır.
Yüksek artış, tüketim malı ithalatını zirveye taşıdı
Ocak 2023’teki %27,9’luk artış, Türkiye’nin tüketim malı ithalatının yeni bir rekor kırarak 4,2 milyar dolara yükselmesini sağladı. Böylece yıllıklandırılmış toplam tüketim malı ithalatı, 55,4 milyar dolara ulaşarak, geçmiş yıllardaki en yüksek seviyesine ulaştı. Türkiye’nin artış trendi, özellikle 2022 yılından sonra hız kazanmış, 2023 ve 2024 yıllarında da devam edeceği öngörülmektedir.
Önceki dönemde gözlemlenen düşük ithalat hacimlerinin ardından, bu yüksek rakamlar Türkiye’nin küresel ekonomideki dalgalanmalara yanıtındaki esnekliğini gösteriyor. Covid-19 pandemisinin etkisiyle oluşan dalgalanmanın ardından, ülkenin tüketim malı ithalatındaki artış hızlı bir şekilde ivmelendi.
Hammadde ithalatı artışta, yatırım malları ithalatında düşüş
Ocak 2023 itibarıyla Türkiye’nin hammadde ithalatı da önemli bir artış kaydetti. Hammadde ithalatı, %9,5’lik bir artışla toplamda 21 milyar dolara ulaştı. Ancak bu süreçte yatırım malları ithalatında bir düşüş gözlemlendi; yatırım malları ithalatı %2,3 azalarak 3,6 milyar dolara geriledi.
Bu durum, Türkiye’nin ithalat yapısındaki değişimleri ve genel olarak dünya ekonomisindeki dalgalanmalara olan tepkisini de gözler önüne sermektedir. Özellikle hammadde ithalatındaki artış, üretim süreçlerinin devamlılığı açısından önem taşırken, yatırım mallarındaki düşüş ise Türkiye’nin gelecek yatırımlarına dair belirsizlikleri işaret ediyor olabilir.
Kaynak: Haber Merkezi